Mudurnulular Derneği  - Bolu -
        Menü

Tarih:


Bolu Hava Durumu:
BOLU
 

Tasarım: EvrenKENT

     Mudurnu - Sosyal Yaşam
 

EVLENME:

   Evlenme yaşı 25-30 yaş arasıdır. Yörede çok azda olsa kız kaçırma olaylarına rastlanır. Başlık parası yoktur. İlçede çok eşli evlilik olmayıp, resmi nikahtan sonra dini nikahta yapılır.


   Görücülük: Yakın tarihe kadar Mudurnu'da görücü usulü
ile yapılan evlilikler oldukça yaygındır. Kızlar genelde hamamda ve kına gecelerinde beğenilmekte, komşular ve tanıdıklar aracılığı ile kızın ailesiyle iletişim kurularak kız görülmektedir. Hediye olarak eskiden helva şimdilerde de  çiçek ve şekerleme götürülmektedir. Yalnız kadınların hazır bulunduğu bu ziyaretlerde kızın güzelliği, evin temizliği ve ailenin durumu gözlenir. Kız ve damat adayı birbirlerini görüp beğenmeleri önemlidir.

   Kız İsteme: Genellikle mübarek sayılan Perşembe ve Pazar geceleri kız istemeye gidilir. Kızın güzelliği, huyu, ahlakı ve bunun yanı sıra ailesinin malvarlığı araştırıldıktan sonra erkek tarafında 5-6 kişiyle birlikte kız istemeye gidilir. Hediye olarak mutlaka tatlı götürülür. Kız evi naz evi yaparsa bir kaç defa gitmek adettendir.

   Söz Kesimi: Kız tarafı kızı vermeye razı ise kendi aralarında karar alırlar, söz kesimi kız tarafının belirlediği bir tarihte yapılır. Eskiden bu aşamada  yer alan şerbet töreni yörede artık yapılmamaktadır. Söz kesiminde iki aile birbirine el yapımı mendil gibi hediyeler verilir.

   Nişan: Cinsleri farklı iki gencin kendi yaş gruplarından ayrılarak daha ziyade evliler grubuna yaklaşması, evliliğe ilk adım olan nişanlanma olayı ailelerin maddi durumuna göre evde veya düğün salonlarında yapılmaktadır. Nişan yüzükleri kırmızı bir kurdaleye takılır ve aileye en yakın olan aile büyüğü tarafından kesilir. Konuklara pasta ve çeşitli ikramlarda bulunulur. Bayram ve özel günlerde iki aile birbirine "Bayram Bohçası" denilen hediyeler veririler.

   Çeyiz: Vazgeçilemeyen çeyiz eşyaları bindal, üçetek, gül, kenarı oyalı yemeniler, işlemeli namaz örtüleri, seccadeler, oda takımı ve masa örtüleridir. Aileler hem kızı hem de oğlu için çeyizi hazırlamaya doğumlarından itibaren başlarlar. Genellikle perşembe günü okuyucunun çağırısıyla yakınlar "Bohça günü"'ne davet edilir. Gelenler hediyelerini birer bohçaya koyarak getirirler. Açılan çeyiz sandığından çıkanlar evin durumuna göre odanın uygun yerlerine yerleştirilir. Konuklara çeşitli ikramlarda bulunulur. Komşular ve davetliler çeyiz görmek için düğün evlerine ziyaret yaparlar.

   Kına: Kına töreni gündüz yapılan gelin hamamı ile başlar. Erkek tarafının gönderdiği yemekler yenir. İlahilerin söylendiği bu hamam geleneğindenYöresel Kıyafetler sonra akşam kına gecesi yapılır. Evlenmemiş kızların katıldığı "kızlar kınası" genellikle çarşamba günleri, evli kadınların da katıldığı törende cumartesi geceleri yapılır. Kınaya çağrı okuyucu kadın tarafından kapı kapı dolaşılarak yapılırken son yıllarda Belediye hopörleriyle genel davet yapılmaktadır. Kız tarafının bindal giydiği kına gecelerinde erkek tarafı kısa bindal ceketler, genç kızlarda üçetek giyerler. Kına gecesinde eğlence tef çalan, türkü söyleyen bir kadın tarafından yönetir. Oyuna kalkanlar para toplar ve bu kadına verirler. Bundan sonra gelin ağlatma bölümüne geçilir. Gelinin önüne iki mum yakılır. Başına çatkı örtülerek ellerine kına yakılır.

   Kadın Kınasında söylenen oyun türküleri;

 1- Gide gide bir söğüde dayandım
     Uykudayken yar sesine uyandım

     Gide gide iki yolun arası
     Yaktı beni kaşlarının karası

     Kapı yüksek aşamadım kazanı
     Ben severim okuyupta yazanı

     Yörü dilber yörü saçın sürünsün
     Aç beyaz gögüslerini , gül memeler görünsün

     Gide gide kundurama kum doldu
     Kum değilde gözlerime kan doldu

 2- Pencereden bakıyor
     Kitap almış okuyor
     Perçemine gül takmış
     Yellendikçe kokuyor

     Ocak başında kutu
     İçinde çörek otu
     Eller ne derse desin
     Oğlu bir altın topu

     Kayadan inmem diyor
     Al yeşil giymem diyor
     Olursa güzel olsun
     Koynuna giymem diyor

     Kayalar koyuk koyuk
     Çirkinin koynu soğuk
     Çirkin yari olanlar
     Ağlasın koyuk koyuk

     Uzun kavak bu mudur ?
     Dibindeki su mudur ?
     Asker oldum gidiyom
     Son ayrılık bu mudur ?

     Entarisi mercandan
     Kaldır perdeyi camdan
     Alacaksan al Ali
     Bende bıktım bu candan

     Dere doldu kum ile
     Kürek ister atmaya
     Güzel kızın koynunda
     Yürek ister yatmaya

 3- Başındaki yazmanın
     Solsun dalları solsun
     Aldattın yarim beni
     Olsun bakalım olsun

     Ne incecik belin var
     Gümüşten kemerin var
     Yarı belden aşağı
     Sevilecek yerin var

   Gelin ağlatma türküleri;

 4- Evlerinin önü bayır
     Yağmur yağar zıyır zıyır
     Biz üç kardeş idik
     Ayırdılar cayır cayır

     Evimizin önü iğde
     İğdenin dalları yerde
     Benim anamı sorar isen
     Girmiş kara yerde ah başım vah başım

     Evimizin altı dört direkli
     Benim ağalarım taş yürekli
     Eller onlardan merhametli
     Ah başım kara yazım

     Evimizin önü pınar
     Elimizi yıkasan donar
     Ne kız oldum ne gelin
     Yüreğim ona yanar

     Bastığım tahtalar çürük imiş
     Sarıldığım dallar kuruyumuş
     Benim yazım kötüyümüş
     Ah başım kötü yazım

 5- Altın tasın içinde kınan ezilsin
     Gümüş tarak ile zülfün düzülsün
     Ananın babanın nazlı kızısın
     Gelin kınan al olsun
     Bunda dirliğin bol olsun
     Biner atın alçasına
     Gider yolun incesine
     Haber eylen amcasına
     Amcasız kız gelin olur mu
     Biner atın karasına
     Gider yolun arasına
     Haber eylen dayısına
     Dayısız kız gelin olur mu
     Biner atı eyisine
     Gider yolun doğrusuna
     Haber eylen ağasına
     Ağasız kız gelin olur mu

 6- Hoca ezan okuyor
     Sesi beni yakıyor
     Benim sevdiğim oğlan
     Fakültede okuyor

     Bahçelerde gül biter
     Kokusu bana yeter
     Oku sevdiğim oku
     Öğretmen olsan yeter

     Bisiklete binersin
     Bizim orda inersin
     Eğer annem sorarsa
     Lastik patladı dersin

     Ev yapın derin yapın
     Su serpin serin yapın
     Ben artık durmecem
     Beni bir gelin yapın

     Evleri yaptır oğlan
     Camları taktır oğlan
     Beni sana vermezler
     Sıcaklık yaptır oğlan

     Evimizin önü yapı
     Yapıdan açarlar kapı
     Babamın kalbi taş değil
     Demirden daha katı

     Evimizin önü kuyu
     Kuyudan alırlar suyu
     İşte ben gidiyorum
     Bilinmez ellerin huyu

     Güyümleri susuz koyan kız
     Evleri ıssız koyan kız
     Gelin olup gidecem diye
     Bizi yalnız koyan kız

   Gelin alma: Gelin alma törenleri genellikle pazar günleri yapılır. Damadın akrabaları, komşuları ikindi namazından çıkınca gelinin evine giderler. Bu sırada kızın akrabaları ve komşuları da evin önünde beklerler. Erkek tarafının selamı alındıktan sonra eskiden kız gösterişli bir ata bindirilirken, günümüzde atın yerini arabalar almıştır. Gelin damadın evine geldiğinde tavuk kesilmesi ayaklarına ve alınlarına kan sürülmesi adettir. Eve girerken koyun postu serilmesi uysal olmasına, kapıdan girerken kapıya hamur sürmesi bolluk ve bereket getirmesi anlamındadır.

   Düğün: Düğün tarihi belirlendikten sonra davet edilecek kişilerin listesi hazırlanır. Okuyucu ismi verilen kişiler tek tek dolaşarak düğün tarihini ve yerini davetlilere bildirirdi. Köylerde düğün sahipleri komşu köy halkını toptan davet eder. Köyün muhtarına mum veya sabun verilirdi. Gençler içkili ve yemekli düğün şenliklerine iştirak eder, "dürü" namı altında bakır   ev eşyaları veya giyecekler hediye olarak yeni kurulan yuvaya katkı amaçlı götürülürdü. Mahalli saz ekipleri hiç bir karşılık beklemeden oyun havaları çalar, gençler mahalli oyunlar oynarlardı. Düğün evinde oyun esnasında odalardaki tahtaların birisinin kırılması da adettendi. Günümüzde düğünler ya düğün salonlarında balo şeklinde yada yemekli mevlüt olarak yapılmaktadır.

   Gerdek: Kız gerdek odasına sağdıcı tarafından çıkarıldıktan sonra, odada bindalı ve yüzü çatkı ile kapalı bekler. Damat yatsı namazını kıldıktan sonra dualarla eve getirilir. Eve geldiğinde heyecan ve korkusunu gidermek amacıyla sırtına yumrukla vurularak gerdek odasına gönderilir. Buna "Güvey Koyma" denir.

   Duvak: Güvey koymanın ertesi günü kınaya çok benzeyen bir tören yapılır. Kına türkülerinin söylendiği bu tören günümüzde ender olarak yapılmaktadır. Duvağın ertesi günü erkek tarafı kız tarafının elini öpmeye gider. Kızın babası hiç konuşmayan damada tarla, koç, koyun gibi hediyeler verir buna "Güvey Söyletmesi" denir. Ertesi günüde kız tarafı el öpmeye gelir, yemek yenir kızlarının yeni ailesi içindeki durumuna bakarlar ve evlerine dönerler. Buna da "Kız Arkası" denmektedir.

   BEBEĞE GİTME:

   Anne doğum yapar yapmaz geçmiş olsun ziyaretleri onbeş yirmi gün sonrada bebek görme ziyaretleri yapılır. Geçmiş olsun ziyaretine giderken genellikle çorba, süt, muhallebi ve kolonya götürülür. Bebek görme ziyaretine de genellikle Cuma ve Pazartesi günleri yapılır. Gelen konuklara eskiden lohusa şerbeti ikram edilirdi. Günümüzde kuru pasta, çörek ve kurabiye ikram edilmektedir. Hediye olarak da yakın akrabalar çeyrek altın, diğer ziyaretçilerde genellikle bebek giyisileri hediye ederler.

   BEBEKLERİN KIRKLANIŞI:

   Bebek kırklama işi iki aşamada yapılır. Birincisi yirmi kırkı, ikincisi tam kırktır. Kızların yarı kırkı doğumundan itibaren 19 gündür. Erkek çocuklarda 20 gün, tam kırk kızlarda 39 gün erkeklerde 40 gündür. Bebek ve annesinin yıkanacağı suyun içine altın, gümüş, nazarlık atılır. Bu suyla önce anne sonra bebek yıkanır. Anne çocuğun üstüne gitmez. Giderse çocuğu bastıracağı ve büyüyemeyeceğine inanılır. Bebekler, kırkları dolmadan evden çıkartılmaz. Kırkının çıktığı gün mutlaka gezmeye götürülür. Gidilen ev ne kadar uzak olursa, çocuğun sesinin o kadar güzel olacağın inanılır. Misafir gidilen evin sahibi annenin saçına un sürer, anlamı uzun ömürlü olmasıdır. Bebeğe de yumurta verilir bunun anlamı da sağlıklı olmasıdır.

   EZA (CENAZE EVİ ZİYARETİ):

   İlçede cenaze çıkan eve yapılan ziyaretlere "eza" denir. Doğum ziyaretlerinde olduğu gibi kadınlar tarafından yapılır. Erkekler sokakta başsağlığı diler. Her iki ziyarette de hısım, akrabalık ve komşuluk gözetilmeden tüm kasabalı ziyarete giderler.

 
 
Yayınlarımız

 
 

 

 
 
Fotoğraf Albümü

 
 

 

 
 
Etkinliklerimiz

 
 

Mudurnu

 
  Tarihi
  Coğrafik Bilgiler
  Nüfus
  Ulaşım
  Tarihi ve Sivil
     Yapı

  İdari Bölüm
  Yerel Yönetimler
  Ekonomik Durum
  Turizm
  Sosyal Yaşam
  Halk İnanışları
  Kültür
    - Folklor
    - Kutlamalar
    - Birikmeler
    - El Sanatları
    - Yemekler
    - Bando
  Spor
 

Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri
OKU   -   YAZ


Dernek Adres:

Büyük Cami mah. Parti sok. No:10/C Merkez, BOLU

Telefon:
(0374)
212 56 79
Faks:
(0374)
218 18 76

 

Ana Sayfa  -  Derneğimiz  -  Mudurnu  -  Yayınlarımız  -  Etkinliklerimiz  -  Ziyaretçi Defteri  -  Bize Ulaşın

2007 © Tüm Hakları Saklıdır. Bolu MUDURNULULAR Derneği.  bilgi@mudurnululardernegi.com   Site Yönetimi